uçak

4 Aralık Perşembe günüydü. Geceden kurduğum beyin alarmım sayesinde sabahın erken  saatinde uyandım. Penceremi açıp temiz havayı içime çektim ve bugünün güzel bir gün olmasını diledim. Dünden hazırladığım eşyalarımı son kez kontrol ettim, ailemle vedalaştım ve Kadıköy’den Havalimanına gidecek olan havalimanı otobüsüne yetişmek için Ümraniye’den Kadıköy otobüsüne bindim. Sıkıcı bir otobüs yolculuğundan sonra Kadıköy’e vardım. Otobüsün kalkacağı yere gittim ve baktım ki  otobüsü birkaç dakikayla kaçırmışım. Ne şans ama dedim içimde. Bugünün güzel bir gün olmasını dilemiştim birde. Ne lanet bir gün!

Otobüsü kaçırmamın verdiği hüzünle ne yapmam gerektiğini düşündüm. Acaba taksiyle mi gitseydim yoksa  yarım saat sonra kalkacak olan otobüsle uçağa kıl payı mı yetişseydim. O anda hemen karar verdim. Otobüsü bekleyecektim ve o yarım saat içersinde de bir şeyler yiyecektim. Kafamda planımı oturttuktan sonra bir şeyler yemek için Kadıköy caddelerine daldım. Uzunca karar sürecinin ardından Simit Dünyasına girdim. Birkaç bir şey yedim ve karnımı güzelce doyurdum. Tam kapıdan çıkıyordum ki bir adam geldi yanıma ve yardıma muhtaç insanlar için bir şeyler sattığını söyledi. Adamın suratına baktım ve yalan söylediğini düşündüm. Umursamaz tavırla yürümeye devam ettim. Adam peşimden geldi ve bana lütfen al dedi. Ben ise sert bir tavırla bu teklifini reddettim ve Kadıköy’ün kalabalık caddelerinde yürümeye devam ettim. 

Yürürken aklımda dolaşan bir düşünce vardı. “Ya doğruyu söylüyorsa?”

Bu düşünce aklıma takılınca geri döndüm adamı buldum ve ne sattığını sordum. Adam ufak uğur böcekleri sattığını ve eğer alırsam bana uğur getireceğini ve zengin olacağımı söyledi. Ben buna inanmasam da en azından yardım olsun diye bir adet uğur böceği satın aldım ve 1 TL ödedim. Kafam rahat otobüsüme yetiştim ve havalimanına da tam zamanında vardım. Check-in yaptırdım uçağımın kalkması için herkesin beklediği yerde beklerken 2 tane yaramaz kız çocuğunun olduğunu farkettim. İki kız sürekli çığlık atıyor ve sürekli etrafta koşuşturuyorlardı. Yolcuların bakışlarından anladığım kadarıyla herkes çocukların sesinden oldukça rahatsızdı. Çocukların her çığlığında sanki başıma bir ağrı giriyordu. İçimden çocukların uçakta benden uzakta oturmasını diliyordum.

Uçak havalimanına yanaşmıştı ve yolcu alımına hazırdı. Herzamanki gibi herkesin binmesini bekledim ardından son yolcu olarak ben bindim. Uçak tamamiyle doluydu ve tek kişilik bile boş yer yoktu. Uçaktaki koltuğumu bulup oturdum. Yanımda oturan yaşlı Kıbrıs’lı çifte selam verdim ve iyi yolculuklar diledim. Oturduğum yerden yaramaz kızları görebiliyordum. Tam iki sıra önümde oturuyorlardı. Ve yavaştan mırıldanmaya başlamışlardı. Her an kıyamet koparırcasına ağlayabilirlerdi. Ben bunları düşündükten hemen sonra çığlıklar, ağlamalar ve yakarışlar kopmaya başladı. Çocuklar çileden çıkmış bir şekilde ağlıyordu. Hostes kızların annesine uyarıda bulundu ama annesi de çocukları susturmayı başaramadı. Uçağın içerisindeki gürültüden herkes rahatsız olmuştu hatta bazıları kulaklarını bile kapatıyordu. Bu duruma bir son vermek gerekiyordu ama kimse ne yapacağını bilemiyordu. Kızların çığlıkları git gide çok yüksek tonlara yükseldi ve o anda aklıma bir fikir geldi. Önümde bulunan Pegasus dergisinden bir sayfa kopardım ve origami ile bir kuğu yaptım. Ardından Kadıköy’de sokak satıcısından aldığım o uğur böceğini cebimden çıkardım ve bu ikisinden birini bir avucuma diğerini diğer avucuma aldım. Kızların yanına gittim ve ellerimi yumarak iki elimden birini seçmelerini söyledim. İkisi de o anda sustu ve ellerimdekileri merakla aldılar. Annesi “Abinize teşekkür edin kızlar” dedi. İkisi de teşekkür ettiler bana ve ben koltuğuma geçtim. O andan itibaren kızlardan tek ses çıkmadı ve rahat bir yolculuk yaptık. İnerken yaklaşık 10 kişi yanıma gelip bana yaptığım davranıştan dolayı şükranlarını sundular. Bir uğur böceği ve bir kuğu sayesinde 1 saat 20 dakika boyunca huzurlu bir yolculuk yaptık. 1 TL verdiğim o uğur böceği 185 kişinin mutlu olmasını sağladı.

Sizde yaşamınıza ufak farklılıklar katarsanız hayat size büyük farklılıklar katar. Sevgi ve mutlulukla kalmanız dileğiyle.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmaz. Zorunlu Alanlar *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

*

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.